Salı, Ocak 26, 2010

Carmen IV

~ G. Bizet'in Carmen'i üzerine bir monolog ~

Perde 4

Libre elle est née et libre elle mourra!

~ Özgür doğmuştu ve özgür ölecek! ~

O günkü boğa güreşine Escamillo kaçakçıları da davet etmiştir. Alan ahali, mallarını satmaya çalışan tüccarlar ve çingenelerle doludur. (À deux cuartos!). Zuniga, Frasquita ve Mercedes kalabalık içindedirler; kızlara Carmen'in artık Escamillo ile birlikte olduğunu açıklarlar. Matadorlar ve yardımcılarından oluşan grup (quadrilla) alayla gelmekte iken kalabalık ahali ve çocuklar onları şarkılarla ve alkışlarla karşılarlar.(Les voici! voici la quadrille). Carmen ve Escamillo kalabalık tarafından alkışlanmakta iken birbirlerine olan aşklarını ifade ederler ve Carmen şimdiye kadar hiç kimseyi Escamillo kadar sevmediğini açıklar.

~ Escamillo ~

Özgürlüğüne kadeh kaldırdım
Bağımsızlığına anlaşmalar imzaladım
Deli dolu akan kanını sevdim Carmen
Aşkımı tutamazlar kafeslerde

~ Carmen ~

Beyazımı karasıyla aldın
Kırmızılar aşkı seçti serbestçe

Ve sen özgürlüğüme taptığında
Aşk hiç siyaha dönmedi

Escamillo arenaya boğa güreşi için girdiği zaman Frasquita Carmen'e Jose'nin kalabalik içinde bulunduğunu ve bunun için çok temkinli olmasını söyler. (Carmen! Prends garde!). Fakat Carmen bunlardan hiç korkmaz, aldırmaz tavırlar takınır. Carmen arenaya girmekte iken gözü dönmüş Jose onun yolunu keser; aşkını tekrarlar; ondan aşkına karşılık ister ve birlikte uzaklara kaçıp yeni bir yaşama başlamalarını teklif eder; fakat Carmen gayet sakin olarak artık onu sevmediğini söyler ve yaşamını değiştirmeyeceğini de bildirir. Serbest doğmuştur ve serbest ölecektir.

~ Don Jose ~

Üşüyorum bana her bakışında
Kıskançlık bulaşıyor aşk kaşığıma

Kirlidir aşkım ama ölümsüzdür
Yeniden dirilir elinden tutmadığında

~ Carmen ~

Bırak sürünsün aşkın yerlerde
Çiğnemesindense sahip olamadığı bir kalbi
Sen kırmızıya aşıksın yüzbaşı
Ama kırmızı kimseye ait olmamalı

Arenadaki seyircilerin sesleri yükselmektedir. Carmen tekrar arenaya girmeye çalışır. Fakat Jose önünü kapatır. Jose bir defa daha Carmen'e kendine geri dönmesi için yalvarır. Fakat Carmen buna kızar ve parmağındaki Jose'nin kendine verdiği yüzüğü sanki hor görürmüş gibi yere atar. (Cette bague, autrefois).

~ Don Jose ~

Bir aşk daha ölüm döşeğinde
Kurtulmalı bu acıdan
Eğer kırmızıya aşıksam
Varsın durmasın aksın o yaratıktan dışarı

Jose bıçağını çekip Carmen'in göğsüne saplar. (Eh bien, damnée). Arenadaki seyirciler Escamillo'nun galibiyetine tezahürat yaparken Carmen son nefesini verir.

~ Carmen ~

Tutamadığın ata zincir vurdun sen
Sindiremedin gülün dikenlerini

Üzülme matador, sevgilim!
Aşk kadar huzur verici ölüm.
Ve artık özgür bütün kırmızılar.

Don Jose Carmen'in ölüsü önünde diz çöker. Seyirciler arenadan çıkarken Jose'yi Carmen'in ölüsünün yanında diz çökmüş, onun katili olduğunu itiraf ederken bulurlar.

Ah! Carmen! ma Carmen adorée!

~ Ah! Carmen! Delicesine sevdiğim Carmen! ~

LA FIN

~ SON ~



Ocak 26, 2010

Perde Özetleri: "Carmen." Wikipedia, Özgür Ansiklopedi. 11 Ekim 2009, 05:57 UTC. 12 Ekim 2009, 18:35 <http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Carmen&oldid=6535716>.
Görsel: Valueless blood ~ bastys @ Deviantart
Perde özetleri, görsel ve orijinal Fransızca sözler dışındaki tüm içerik blog sahibine aittir.


Cumartesi, Ocak 02, 2010

Carmen III



~ G. Bizet'in Carmen'i üzerine bir monolog ~

Perde 3
Toréador, l’amour, l’amour t’attend! ~ Matador, aşkın, aşkın taahhütüyle! ~
Vahşi ıssız ve kayalık bir alanda geceleyin.

Kaçakçılar Carmen ve Jose ile birlikte dağlık bir arazide kaçak mallarını taşımaktadırlar (Écoute, écoute, compagnons). Carmen Jose'den bıkmıştır ve bunu saklamayıp kendi köyüne dönmesi için onu alaya alarak açıkca ortaya koymaktadır. Carmen, Frasquita ve Mercedes iskambil kağıtları ile oradakilerin fallarına bakarlar. (Mêlons! Coupons!). Frasquita ve Mercedes için fal serüven, aşk, servet ve lüks bir yaşam gösterir;
halbuki Carmen'in falı hem kendisi, hem de Jose için ölüm göstermektedir. (En vain pour éviter les réponses amères).

~ Carmen ~

Dans müziğe aşık olur
Sessizce bitirir konçertosunu
Cesede düşer müzik acıtarak
Usul usul izler dans, kan ter içinde

~ Don Jose ~

Carmen, nefesimin kaynağı
İskambilin renkli kraliçesi

Köyümün tek prensesi
Ölecek gibi bakma, ne olur!

Kaçakçılar genç kadınları çağırıp, gümrük memurlarını büyüleyerek malların gümrüksüz geçmesini sağlamak isterler. (Quant au douanier, c'est notre affaire) Herkes ayrılır, sadece Jose malları korumak için onların başında kalır.

Miceala Jose'yi arayıp bulmak için bir kılavuz tutmuştur ve onu bulur. Micaela kılavuzu geri gönderir ve Jose'yi Carmen'in elinden almak için yemin eder. (Je dis que rien ne m'épouvante). Jose'nin tüfeğiyle ateş ettiğini görür ve kayalar arasına saklanır. Jose'nin ateş ettiği Escamillo'dur; ama Escamillo Jose'nin yanına geldigi zaman ikisi çok yakın arkadaşlarmış gibi senli benli konuşmaya başlarlar. Escamillo Jose'yi tanımamaktadır ve ona, Carmen'e sırsıklam aşık olduğunu anlatır. Jose'nin o asker olduğunu bilmeden Carmen'in bir asker ile aşk serüveninin hikayesini anlatmaya koyulur.

Buna kafası atan Jose, Escamillo'yu bir bıçak kavgasına çağırır. Birinci saldırısında Escamillo çok savunucu tedbirler aldığı için bir sonuç alamaz ve buna çok kızar; ikinci hücumunda ise bu kızgısı nedeniyle kendini koruyamayacak şekilde Escamillo'nun bıçağı önünde bulur; ama Escamillo bundan faydalanmaz ve işinin adam öldürme değil, hayvan öldürme olduğunu söyleyip geri çekilir. Jose'nin üçüncü hücumunda Escamillo'nun bıçağı kırılır; fakat tam bu sırada Carmen ve kaçakçılar dönerler ve onu ölümden kurtarırlar. Escamillo oradan ayrılır ama Sevil'de yapacağı boğa güreşine Carmen'i ve kaçakcıları davet eder.(Non, je ne partirai pas!)

~ Escamillo ~

Seni adam sanıp hayvanlıktan çıkardım
Ve sen bir boğa kadar asil olamadın
Tozsuz üniformanın altında sakladığın
Aşktan kör olmuş vahşi bir yaratık mı?

~ Don Jose ~

Nankör bir kırmızı pelerinle
Sadece hayvanları kandırabilirsin sen
Kanının rengi pelerinine karıştığında
Carmen'in alev gözleri yakacak vücudunu

~ Carmen ~

Hep bıçağın ucuna mı bakarsın sen yüzbaşı?
Hiç mi göremezsin asıl maharetin
Sapını tutan zekada yattığını?
Ukalalık bir bıçak kadar acıtır mı?

Kaçakçı Remnendado kayalıklarda saklanan Miceala'yi bulup getirir. Miceala Jose'ye annesinin onu görmeyi istediğini bildirir. Carmen bunu alay konusu yapar ve Jose annesini görmek için köyune gitmeyi kabul etmez; fakat Micaela'nın, annesinin ölüm yatağında olduğunu açıklamasından sonra fikrini değiştirir. Carmen'e geri döneceğine dair söz vererek oradan ayrılmaya karar verir. Uzaklaşmakta olan Escamillo'nun bir şarkı söylediği duyulur. Carmen bu sesi takibe koyulmaya hazırdır ama Jose onu engeller.

~ Carmen ~

Bıçağın ucundaki cesur matador
Bir pelerin çekiciyse bu denli
Ne yapsın zavallı hayvanlar
Bırak sadece ben doyayım kırmızına

~ Don Jose ~

Kıpkırmızı bir şarap işliyor damağıma
İçine kıskançlık zehri atmış çingene kızı
Sarhoş olmak bu kadar kolay olmamalı
Yine de yudumluyorum kana kana

~ Carmen ~

Sahiplenme beni yüzbaşı, sakın!
Özgürlüğümden almışım şehvetimi ben
Belki kadehine eşlik ederim
Ama bu olgun sese kan yetmez

~ Don Jose ~

Sarhoşum.
Gözlerim kanıyor.
Ölümün kokusu ve aşk.
Biteceğini bilerek sevdim.

Önemli değil nasıl bittiği.
Bana ölüm gibi bakma Carmen!


~ Micaela ~

Je vais voir de près cette femme
~ O kadını göreceğim, sevdiğime yakın ~
dont les artifices maudits
~ Aşağılık kandırmacaların sahibesi ~
ont fini par faire un infâme
~ Bir şerire dönüşmüş ~
de celui que j’aimais jadis!
~ Aşık olduğum kişiyle ~
Elle est dangereuse... elle est belle!...
~ O tehlikeli ve o bir güzellik ~
Mais je ne veux pas avoir peur!

~ Fakat korkmak istemiyorum! ~
Non, non, je ne veux pas avoir peur!...
~ Hayır, hayır, korkmak istemiyorum! ~
Je parlerai haut devant elle... ah!
~ Ondan önce konuşmak benim görevim... ah! ~
Seigneur, vous me protégerez!
~ Yüce Lordum, bana yardım edeceğini biliyorum! ~
Seigneur, vous me protégerez! ah!

~ Yüce Lordum, bana yardım edeceğini biliyorum! ah! ~


Devam edecek...



Ocak 2, 2009

Perde Özetleri: "Carmen." Wikipedia, Özgür Ansiklopedi. 11 Ekim 2009, 05:57 UTC. 12 Ekim 2009, 18:35 <http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Carmen&oldid=6535716>.
JE DIS QUE RIEN NE M’ÉPOUVANTE (MICAELA’S SONG): http://www.ce.berkeley.edu/~coby/songtr/carmen/jedis.htm. İngilizceden Türkçeye çeviri blog sahibine aittir.
Görsel: El Matador 16 ~ blues-on-the-outside @ Deviantart
Perde özetleri, görsel ve şiir sonundaki arianın orijinal Fransızca sözleri dışındaki tüm içerik blog sahibine aittir.

Pazar, Aralık 06, 2009

Carmen II



~ G. Bizet'in Carmen'i üzerine bir monolog ~

Perde 2

Carmen, je t'aime! ~ Carmen, seni seviyorum! ~

Lillas Pastia'nin hanında akşam. Masalar etrafa dağılmış. Subaylar ve çingeneler yemekten sonra dinlenmekteler.

İki ay sonra Lillas Pastia'nın hanında Carmen ve arkadaşları Frasquita ve Mercedes şarkı söyleyip dans etmektedirler (Les tringles des sistres tintaient). Hancı, subayları handan uzaklaştırmak istemektedir. Subay Zuniga, Carmen ve arkadaşlarını birlikte tiyatroya gitmeye davet eder. Fakat Carmen daveti reddeder. Kendinin tutuklanmasından kurtulmasını sağladığı için rütbesini kaybeden ve hapse atılan Jose hapisten o gün çıkacaktır ve onu beklemektedir.

~ Zuniga ~

Ah asi ruhlu çingene
Bülbül kendi sesine aşıktır derlerdi ya
Aptal kalbim dinlemedi yine
Kanatları olduğunu bile bile

~ Carmen ~

Sus küstah asker
Sandın ki her bülbül senin için öter
Silahından çıkan kurşunu tanımazsan

Bülbül kendi sesini duyabilir mi?

Toreador Escamiglio'yu takip eden bir alay hanın önünden geçerken Esacmiglio hana davet edilir (Vivat, vivat le Toréro). Escamiglio ünlü Toreador şarkısını söyler (Votre toast, je peux vous le rendre) ve Carmen'le flört etmeye başlar. Fakat Carmen ona şu zaman için kendinin onunla birlikte olmasını ancak rüyalarda göreceğini bildirir.

Carmen, Frasquita ve Mercedes hariç bütün kızlar handan ayrılırlar. O sırada Dancaire ve Remendado adlı kaçakcılar gelir ve kızlara Cebelitarık'tan kaçak getirdikleri malları nasıl ellerinden çıkaracaklarını açıklarlar. Carmen onlarla birlikte gitmez ve nedeni olarak da birine aşık olduğunu söyleyip herkesi şaşırtır.

Jose'nin sesi dışarıdan duyulur ("Halte là!"). Dancaire, Carmen'e Don Jose'yi kandırıp kaçakcılara yardım etmesini sağlamasını söyler. Carmen'le yalnız kalan Jose, ona hapishaneye gönderdiği altını geri verir ve Carmen de hancıdan meyva ve şarap getirmesini ister.

Carmen ona subaylar için dans etme hikayelerini anlatır ve ona sadece onun için kastanetlerle şarkı söyleyip dans eder. ("Je vais danser en votre honneur...Lalala"). Bu şarkı ve dans sırasında askerleri kışlaya çağıran boru sesi duyulur. Jose kışlaya geri dönmek isteyince Carmen birden kızıp parlar. Jose hapse gitmeden önce onun atmış olduğu ve bütün hapis boyunca kurutup saklamış olduğu çiçeği gösterip ona aşık olduğunu kanıtlar. (La fleur que tu m'avais jetée) Carmen biraz yatışmakla beraber Jose'ye eğer kendini gerçekten severse çingene hayatına girmesi gerektigini söyler (Non, tu ne m'aime pas).

~ Carmen ~

Tek bir çiçek yetseydi aşkı sınamaya
Nasıl yaşardın renksiz bir dünyada
Bir çiçeği kurutmak kadar kolay olsa aşk
Sevmeyi tatmamıştır çiçek zanaâti


~ Don Jose ~

Kastanetin pençesindeki aşk şarkısı
Kendi benliğimi bırakmışım ben ona
Özgürlük bir çingenenin dudağındaysa
Bıraktım, aksın dudağımdan damarlarıma


Jose çingenelerin serbest hayatlarına gıpta etmektedir ama sonunda askerden kaçması gerekeceği için onlara katılmayı reddeder. Zuniga Carmen'i bulmak için tekrar gelir. Don Jose, üstü olan subaya karşı kılıcını çekip düelloya hazırlanır. Fakat tam bu sırada kaçakcılar gelir ve onları yakalayıp silahlarını ellerinden alırlar. Zuniga esir düşer. Don Jose ise Carmen'e katılmak zorunda kalır ve onunla birlikte kaçmaktan başka çaresi kalmamıştır. (Suis-nous à travers la campagne)

~ Zuniga ~

Aşk bilinmezdir, katildir
Korkaklar sevmezler bilinmezi
Aşktan kaçmak korkaklara özgüdür
Kılıcım aşkı kanatmalıydı

~ Don Jose ~

Beynim ayaklarıma kılıç çekmiş
Gözlerim hep o kırmızıyı görüyor
Özgürlük ve aşk bu kadar yakın mıydı?

Özgürlüğüme sahip sensin Carmen!


La fleur que tu m’avais jetée
~ Zindanda sevgiyle koruduğum ~

dans ma prison m’était restée,
~ Bana fırlattığın çiçek, ~

flétrie et sèche, cette fleur
~ Solup kuruduysa bile ~

gardait toujours sa douce odeur;
~ Zaman geçtikçe hala tatlı kokuyordu; ~

et pendant des heures entières,
~ Ve ben o özel çiçeği, ~

sur mes yeux, fermant mes paupières,
~ Saatler boyunca kapalı gözlerime koydum, ~

de cette odeur je m’enivrais
~ O kokuyla sarhoş, hafifledim ~

et dans la nuit je te voyais!
~ Ve orada gece seni gördüm! ~

Je me prenais à te maudire,
~ Senden nefret etmeye başlayacağımda, ~

à te détester, à me dire:
~ Sana lanet edeceğim ve senden iğreneceğim zamanda: ~

pourquoi faut-il que le destin
~ "Neden olmak zorundaydı?" diyeceğimde ~

l’ait mise là sur mon chemin!
~ O kader onu çok yakınıma getirdi! ~

Puis je m’accusais de blasphème,
~ S
onra kaderin bana meydan okuduğunu düşündüm, ~
et je ne sentais en moi-même,
~ Ve sadece ta içimde hissettim, ~

je ne sentais qu’un seul désir,
~ Tek bir arzuyu hissettim, ~

un seul désir, un seul espoir:
~ Tek bir arzu, tek umut, tek özlem: ~

te revoir, ô Carmen, oui, te revoir!
~ Seni görmek Carmen, evet, seni tekrar görebilmek! ~


Devam edecek...




Aralık 6, 2009

Perde Özetleri: "Carmen." Wikipedia, Özgür Ansiklopedi. 11 Ekim 2009, 05:57 UTC. 12 Ekim 2009, 18:35 <http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Carmen&oldid=6535716>.
LA FLEUR QUE TU M’AVAIS JETÉE (FLOWER SONG): http://www.ce.berkeley.edu/~coby/songtr/carmen/flowersong.htm. İngilizceden Türkçeye çeviri blog sahibine aittir.
Görsel: Flamenco ~ aniram67 @ Deviantart
Perde özetleri, görsel ve şiir sonundaki arianın orijinal Fransızca sözleri dışındaki tüm içerik blog sahibine aittir.

Pazartesi, Ekim 12, 2009

Carmen I



~ G. Bizet'in Carmen'i üzerine bir monolog ~

Perde 1
L'amour est un oiseau rebelle ~ Aşk bir asi kuştur. ~

Sevil'de bir meydan Sağda bir sigara fabrikası, solda bir şehir muhafızları karakolu ve geri planda bir köprü bulunur.


Sigara fabrikasında paydos zili çalınır. Sigara işleyicisi kızlar fabrikadan çıkarlar ve orada birikmiş olan genç erkekler tarafından karşılanırlar. En son Carmen çıkar ve oradaki bütün genç erkekler ona kendilerini ne zaman seveceğini sorarlar. Carmen, kendini sevmeyen bir erkeği seveceğini söyler. Gençler Carmen'e kendi aralarından bir sevgili seçmesi için yalvarırlar. (Carmen! sur tes pas, nous nous pressons tous!). Bunun üzerine Carmen eteğinde bulunan bir çiceği orada kendine hiç aldırmamış tavırlı Don Jose'nin önüne, yere atar ve sonra diğer işçi kızlarla birlikte fabrikaya geri girer. Jose kızın bu küstahlığına sinirlenmiştir.

~ Carmen ~

Gölgem olan erkeklerden güç alıp
Karanlığımla aşkımı saklıyorum
Sevgimle güneş olup parladığımda
Gölgesine sahip çıkacak erkeği bulmak için

~ Don Jose ~

Küstahlığıyla kirlettiği çiçekler
Afrodizyağı olur genç yetmelerin
Güzelliği bir silahsa onun için
Özgüvenim kalkanımdır, sivrilir

Micaela gelir, Don Jose Carmen'in attığı çiçeği saklar. Micaela Don Jose'ye annesinden bir mektup getirmiştir ve ona bir opücük verir. Jose hasretle evini hatırlamıştır ve mektubu okuyunca annesinin evine geri dönüp evlenmesini istediğini öğrenir. Micaela utanmıştır ve ayrılmaya hazırlanırken Don Jose onunla evlenmeye hemen hazır olduğunu bildirir.


~ Micaela ~


Her konduğu güzel çiçeği
Sahiplenseydi çapkın arı

Ne çiçeğin vereceği balı kalırdı
Ne de arıyı besleyecek aşkı


~ Don Jose ~

Bir yüzüğe hapsedeceksem aşkımı
Resmileştirmek elzemse bu kadar
Kalbimin gayrı resmi atışlarını
Şahidim olsun tüm tutsak kalpler

Micaela'nın ayrılmasından hemen sonra fabrika içinden kadın çığrıkları gelmeye başlar; işçi kızlar dışarı fırlarlar ve karışıklık içinde şarkı ile bağırışırlar (Au secours! Au secours! - "Yardım! Yardım!") Don Jose ve Zuniga Carmen'in bir başka işçi kızla kavga ettiğini ve kavgada bıçak çekip rakibi kızın yüzünü yaraladığı
nı öğrenirler. Zuniga Carmen'e buna karşı diyeceği olup olmadığını sorunca Carmen pervasızca bir şarkıya başlar ("Tra la la"). Zuniga bir tutuklama belgesi hazırlaması sırasında Carmen'in koruma altında tutulmasını ister. Carmen o gece "sadece bir onbaşı" olan gelecek sevgilisi ile surların gölgesinde geçireceği zamanı anlatan bir şarkı söyleyip ellerini bağlayan ipleri çözmesi için Don Jose'yi kandırır. Zuniga geri geldiğinde Carmen birden döner, Jose'yi yere iter ve etraflarını sarmış olan sigara işçisi kızlarının Zuniga'yla alay eden kahkahaları içinde, kaçmayı başarır.

~ Carmen ~

Taş gibi sağlam surlar bile
Sarmaşıkların şehvetine kapılırlar
Duvarların ardında özgüvenle saklananlar
Yalnızlıklarını sadece onlara anlatırlar

~ Don Jose ~

Ellerini açarken gözlerimi bağlasam
Ahmaklığımın yarasını göremezdim
Dermanı gözlerinde saklıydı ve ben
Onun gözlerini bağlamalıydım belki



L'amour est enfant de Bohème, ~ Aşk bir çingene çocuğudur ~
il n'a jamais, jamais connu de loi ~ Asla kanun tanımaz ~

Devam edecek...




Ekim 12, 2009

Perde Özetleri: "Carmen." Wikipedia, Özgür Ansiklopedi. 11 Ekim 2009, 05:57 UTC. 12 Ekim 2009, 18:35 <http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Carmen&oldid=6535716>.
Görsel: Flower in Hands ~ Proseuche @ Deviantart
Perde özetleri ve görsel dışındaki tüm içerik blog sahibine aittir.


Salı, Ağustos 11, 2009

Midye Dolma



Ağlamak istiyorum.
Özgürce ağlamak.
Ağlamak cesaret ister çünkü.
Gözyaşlarımın kıymeti bilinir, biliyorum.

Aşk acısıyla ağlarken ben, yanıma gelip gözyaşımı siliyor. Gözyaşlarımda kendi gözyaşlarını görüyor. Bir eli arkasında, "Üzülme, değmez." diyor. Arkadaki elinde kendi üzüntülerini saklıyor.

Gülümsemek istiyorum.
Düşerken bile gülümsemek.
Gülümsemek kıymetlidir çünkü.
Karşılığını bulmak zordur, biliyorum.

Tenefüs olduğunda beraber müzik dinliyoruz. Çılgınlar gibi dans ediyoruz. Gülümsüyor. Gülümsüyoruz. Tenefüs bitiyor; ama müzik hep sürüyor.

Değişsin istiyorum.
Sadece zaman değişsin.
Zamanla gidenler gelir çünkü.
Zamanla hasretler giderilir, biliyorum.

"Sen hiç değişme." diyor giderken. "Değişmem, merak etme." diyorum. Değişirsem bendeki seni de değiştiririm diye korkuyorum.

Sarılmak istiyorum.
Tek parça sarılmak.
Sarılmak uzaktan olmaz çünkü.
Ona imkan veren atışları duymalı, biliyorum.

Varlığıyla verdiği mutluluk sarılırken kanıma karışıyor. Sarılmanın sonunda veda olduğu aklıma geldikçe daha sıkı sarılıyorum. Ne kadar sıkı sarılırsam veda etmek bir o kadar zorlaşıyor. "Sen hiç değişme." diyor giderken. "Değişmem, merak etme." diyorum. Gözlerimi kapatıp daha sıkı sarılıyorum. Bu sefer zaman da değişmesin istiyorum...

İzmir Kordon'da güneş batıyor. Sahilde bir kızla bir oğlan bankta oturuyorlar.
İkisi de hiç ama hiç değişmemiş. Ortalarında bir torba dolusu midye dolma var...

bu dizelerin gönlümden taşmasını sağlayan gerçek dostuma ve iyilik meleğime sevgilerimle...





Ağustos 11, 2009

Pazar, Haziran 14, 2009

Cennet Bahçesi


Her yağmur yağdığında
Avuçlarımızla su taşırdık denize
Güneş düşüp taşırdı sanırdık

Her şimşek çaktığında
Gülümserdik kırmızı gözlerle
Ay dede fotoğrafımızı çekti sanırdık

Her gök gürlediğinde
El ele kenetlenirdik birbirimize
Dev ağaçlar devrildi sanırdık

Her güneş doğduğunda
Öpüşürdük delicesine
Dünyayı durdururuz sanmıştık





Haziran 14, 2009

Görsel: ~e-monk, http://www.deviantart.com

Cumartesi, Mayıs 16, 2009

Mutlaka Gelirdi



Biliyorum mutlaka ama mutlaka
Mutlaka gelirdi meşgul olmasa
Hem de çok meşgulse mesela
Atlı karıncayla dört nala koşmasa
Sakızını patlatırken etekleri uçuşmasa
Balonla denize dalıp Atlantis'i aramasa
Yoncanın dördüncü yaprağını koparmasa
Çimlerde yuvarlanıp toprak kokmasa
Salıncaktan düşüp annesine koşmasa
Parmağında kalan şekeri yalamasa
Elbisesindeki benekleri boyamasa
Kahve falında leylekleri saymasa
Bana veda etmekten korkmasa
Tren kalkmadan gelirdi mutlaka.

Göz bebekleri ergin, büyük, inatçı
Tırnakları kalın sırtta, sıkıca saplı
Dudakları kan dolu, kıvrımtırak
Saçları terli, savurgan, parmak zindanı
İnlemeleri şehvetengiz, bemol altı

Tren sesini bastıran gıcırtılar ve çığlıklar.
Sonra, sessizlik.

Meşgul olmasa, gelirdi.





Mayıs 16, 2009

Pazar, Nisan 12, 2009

Sen




İşte, orada.

Yatakta zırhsız kalan şovalyenin alın yazısında,
Yağmurda dans eden babetlerin parmak ucunda,
Pencereden bakan dedenin buğulu gözlük camında,
Kaldırımda ağlayan çocuğu izleyen kızın hıçkırıklarında.

Uyan!
Aşıksın.

Uyan.



Erol
Nisan 12, 2009

Perşembe, Mart 05, 2009

İnsan Kozası




Kelebeğin rengarenk özgürlüğüne
İmrendi insan.
İnsanın edebi ömrünü
Yaşamak istedi kelebek.

Gel gör ki
Ne kelebeğin rengarenk özgürlüğü yetti
İnsanın sonsuz yaşını saymaya
Ne de insanın edebi ömrü yetti
Kelebeğin duru güzelliğini tatmaya.



Erol

Mart 5, 2009

Pazartesi, Ocak 26, 2009

Bir Kış Gecesi Librettosu



~ düet ~

[Soprano, p]

Gecenin bir yarısı
Bahtsız ressam üşenmemiş
Çizivermiş bulutları ıslak caddeye
Seni çizmeyi unutmuş belki de
Veya adını bilmediğimdendir
Hiç değilse yalnız değilim ki, öyle mi?

[Tenor, p]

Saat kaç bilmiyorum
Gündüzle gece karıştı mı
Yanımdaki bayan battaniyesini uzatır belki
Adımı biliyor ve sayıklıyor
Sarhoş naraları neden karıştı sesime şimdi
Dört yapraklı papatyalar nerede kaldı ki?

[Soprano, mf]

Kendi gölgem mi gördüğüm
Kar yağsa da örtsem örtünsem
Uçucu parfümlerle tavladığınız çiçeklere
Dokunsam dokunsan titresem
Saçlarım dalga dalga uçuşursa
Çiçekçi teyze bakma cinayetim olma, e mi?

[Tenor, mf]

Dokunayım da korkarsa çürürse gözlerim
Cesaretim çirkinleştirir beni
Utangaçlığımı örtemem saçlarıyla
Yağmur düşsün en iyisi
Sadece düşsün akıtsın uzun devrik cümlelerimi
Anlımda yazan aşağılarda okunamıyordur belki?

[Soprano, mf]

Evimin yolunu kaybettim galiba
Bulsam da giremem ya
Duvarlar örerdim hep kendime
Taş duvar oyuk oyuktur kapımın önü şimdi
Centilmenler yaslanmasın istedim belki
Uyusam şuracıkta başımı omzuna dayasam
Korkuyorum dudaklarımın ıslanmasından
Beni evime bırakırsınız siz, olmaz mı?

[Tenor,
mf]

Bana mı baktı daldaki baykuş
Yoksa özgüvenini mi yitiriyor saksağan
Saçmalamasam da yitik olsam keşke
Yitsem gelsem sürpriz niyetine
Sevinirdin değil mi yalan niyetine
Kara kaş kara göz çizdim ki ceketime
Centilmenliğimin temsili sırıtsa üzerinde
Hep kendimi oynadım müsadenle, yalan mı?

[Soprano, Tenor, f, canon]

Şimdi tam zamanı belki de
Boş sayfaya çizmek niyetine
Bir kalp atışı koparırım kendime
O da insan ve o da hayvan sonuçta
Bir bütüne ihtiyacım var
Halbuki çeyrektim daha.

~ recitativo ~

Tenor: Pardon bayan.
Soprano: Buyrun?
Tenor: Ben her sabah...
Soprano: Kıyıyı gören ve şahane manzarası olan bir bankta...
Tenor: Gecenin bitişini ve güneşin doğuşunu...
Soprano: Seyretmeye gidiyorsunuz...
Tenor: Acaba siz de bu sabah bana katılmayı...
Soprano: Memnuniyetle.

~ koro ~

Güneş geceyi uyuturken sıcak ninnisiyle
Derin uykusuna dalar karanlıklarda gece
İçinde sakladığı binbir kişinin
Binbir değişik hayat hikayesiyle

~ SON ~

Erol
Ocak 26, 2009


Kısaltmalar:
p: piano
mf: mezzo forte
f: forte

Görsel: ~nayein, http://www.deviantart.com